444 24 00
7/24 Yanınızdayız

Dünden Bugüne Değişmeyen Bayram Alışkanlıklarımız

13 Ağustos 2012
Bu yıl da nasıl geçtiğini anlamadan Ramazan ayının sonuna geldik. Ramazan Bayramı, diğer adıyla Şeker Bayramı artık kapımızda. Her ne kadar modern alışkanlıklara yenik düştüğü söylense de ülkemizde hala eski adetlere göre bayramı kutlayanlar çoğunlukta. Biz de biraz eski bayramları hatırlayarak yıllardan beri süregelen bayram alışkanlıklarından birkaçını sizin için topladık. 
 

Değişmeyen Bayram Adetlerimiz

 
Bazı geleneklerimiz şekil değiştirmiş olsa bile hepimiz bayramlarda yapılan rutin fakat çok değerli olan alışkanlıkları biliyoruz. Aileler ne kadar küçülürse küçülsün, bayramlarda bir araya gelme, gelinemiyorsa mutlaka hatır sorma gibi alışkanlıklarımızı yaşatıyoruz. 
 
İşte değişmeyen bayram adetlerimizden bir kaçı:
 

El Öpme – Harçlık Toplama Merasimi

 
Nerede olursak olalım, ister tatilde ister akrabalarımızla evde, bayram sabahı mutlaka herkes öpüşür bayramlaşır. Çocuklar için ise bayram demek şekerin yanı sıra el öpme ve harçlık alma zamanıdır. İşin ucunda harçlık olduğundan el öpmek için büyüklerinin önünde sıraya giren çocuklar her yaşta olabilir. Hatta yıl içinde sadece bayramdan bayrama görüşülen aile büyüklerinin elini öpmek için yarışılabilir bile.  El öpmeden sonra büyükler tarafından çocuklara bayram için özel hazırlanmış mendiller verilse de bu çocuklar tarafından şeker ve harçlık kadar ilgi görmez. Şeker ağza, paralar da cebe atıldıktan sonra mendiller çantasına koyması için anneye verilir. 
 

Mahalle Gezmesi, Zillere Basma

 
Büyük şehirlerde bile hala varlığını gösteren bir adettir,  küçük şehirlerde ise bayramın olmazsa olmazıdır. Anneanneler ve dedeler bir gün önceden bozuk para ve şeker kasesini hazırlarlar, evdekilerin ulaşamayacağı güvenli bir yere koyarlar. O paralar ve şekerler zile basan çocuklara aittir çünkü. Kapı zili çalınca evdekiler beklenen misafirler geldi sanıp kapıya hücum ederler, ancak gelenin mahallenin çocukları olduğu anlaşılınca herkes geri çekilir, evin büyüğü elinde şeker kasesi ve bozuk paralarla kapıyı açar, çocukları mutlu eder. 
 
Çocuklar için ise bu, evdeki bayramlaşma bittikten sonra en güzel kıyafetleri ile mahallede kendilerini gösterme, bu arada da daha fazla şeker ve harçlık toplama zamanıdır.  Çocuklar en iyi harçlık veren evleri bilirler ve ilk önce onlara giderler. Gün sonunda toplanan harçlıklar ve şekerleri karşılaştırıp kimin daha çok topladığını hesaplarlar. 
 

Aile Büyüklerini Ziyaret

 
Her bayram özellikle çikolata-şeker reklamları ile kafamıza daha da işlenmekte olan bu geleneğimizde, bayramın birinci günü en yakın aile büyüklerimiz, ikinci ve üçüncü günler ise kademeli olarak biraz daha uzaktan büyüklerimiz ziyaret edilir. Her ne kadar bu gelenek çocuklar tarafından çok tercih edilmese de, gidilen yerde aynı yaşta kuzenler ve çocuklar varsa sevinçle de karşılanabilir. Çocuklar uzun zamandır görmedikleri aile büyükleri tarafından “koca adam olmuş yahu” sözleriyle sevindirilir. Ortam kalabalık olunca toplanan harçlık miktarının artması da bu ziyaretlerin bir diğer artı yönüdür. 
 
Büyükler için ise yılda bir iki kez bile olsa güzel kıyafetlerin giyildiği, herkesin bakımlı olduğu mutluluk veren toplanmalardır bunlar ve genelde çok özenle hazırlanmış bir sofra etrafında geçmişten bahsedilir, bugünkü işler güçler konuşulur. O gün bir kaç yer ziyaret edilecekse yemek sonrası tatlı ve kahve diğer bir aile büyüğünde yenmek üzere sofradan ayrılınır. 
 

Şık Giyinme

 
Son yıllarda bayramlar ağırlıklı olarak tatile gitmek için değerlendirilse de, evde kalanlar için bir şıklık yarışına dönüşebilmektedir. Giyim markalarının bayram kampanyaları haftalar öncesinden duyurulur. Aile ziyaretleri için bayram alış verişi yapılır, kıyafetlerle birlikte çikolatalar alınır, hazırlanır. 
 
Bayramda şık olmak, pahalı giyinmek değil temiz ve yeni giysiler giymektir. Aile ziyaretlerinde bir yıldır görülmeyen akrabalar tarafından “çok zayıflamışsın sen” veya “kilo mu aldın, yüzün ortaya çıkmış” gibi yorumlar yapılacağından o gün özellikle dikkatli giyinmek önemlidir. Bu yorumların telafisi ancak bir yıl sonra olacaktır çünkü.
 
Çocuklar için artık “Bayramlık” kıyafetler çok anlam ifade etmese de en güzel kıyafetlerini ve ayakkabılarını giyip bütün gün onlarla dolaşmaktan mutlu olurlar.   
 

Akrabaları Arama, Hatır Sorma

 
Evdekilerle bayramlaştıktan sonra uzak akrabaları ve aile dostlarını arayıp bayramlarını tebrik etmeye sıra gelir. Özellikle bayramı tatilde geçirenlerin başvurduğu bir yöntemdir bu. Bayram sabahı tüm aile büyükleri aranıp hatırları sorulur, tatile çıkma nedeni olarak işlerin yoğunluğundan bahsedilir ve gidilen tatil beldesi mutlaka tavsiye edilir. Aranan kişiler “en iyisini siz yaptınız” dese de, telefon kapandıktan sonra evdekiler arasında “ne güzel şehir boşaldı, bize kaldı işte” konuşması geçer. 
 
Bir kaç yıldır arama faslı tüm eş, dost ve akrabalar ayırt etmeksizin SMS gönderimine dönüşmeye başladı. Özlü sözlerle birlikte oldukça yaratıcı bayram mesajlarından almayan yoktur. Ancak yine de hiç birisi telefon edip hatır sormak kadar insanları mutlu etmez. 
 
Bayramlara özel açılan ev baklavalarının tadını damağında hissetmeyen var mı? Anneanneler ve babaanneler tarafından bayram için özel yapılmış tatlılar mutlaka bütün misafirlere yedirilir. Bayramda bir kaç yer ziyaret edilecekse bile, her gidilen yerde evde yapılmış tatlı yemeden kalkılmaz. Baklavanın yanı sıra şekerpare, revani, kalburabastı gibi şerbetli tatlılar da oldukça rağbet görür. Bayram sonrası rejime başlama sözü verdirtmeleri, bu tatlıların ortak özelliğidir. 
 

Bayramda Küslük Olmaz

 

Bayramın en güzel yanlarından biri de dargın kişilerin barışmaya teşvik edilmesidir, çünkü herkes bilir ki bayramda küslük olmaz. Aile içinde konuşmayan kişiler varsa, bayramda büyükler tarafından bir araya getirilir. Zaten bayram günü aynı ortamda bulunan kişiler bunu bilir ve dargınlıklarını bir kenara koyarak bayramlaşırlar. 
 
Aynı adet, bayram günü kavga eden çocuklara da uygulanır ve kavgalar engellenmiş olur. Bir yandan da çok sık duydukları bu söz çocukların aklına kazınır ve onlar da büyüyünce kendi çocukları için kullanırlar. Böylece nesiller boyunca gelmiş olan bu gelenek hiç bozulmadan devam eder. 
 

“Nerede O Eski Bayramlar?”

 

Bir araya gelen tüm kuşakların sarf ettiği bir cümledir. Modernleşme sonrası ortaya çıktığı zannedilse de, zamansızdır. Annelerimiz de söyler, onların zamanında kendi anneleri de söylemiştir mutlaka.  Bayramlar biraz da geçmişe duyulan özlemdir. Sözlü olarak dile getirilmese de artık hayatta olmayanlarla geçirilmiş bayramlar akla gelir. Herkes bayramda biraz da kendi çocukluğunu düşünür, o zaman ne kadar tasasız ve mutlu olduğunu hatırlar. Belki de bu yüzden bu cümle hiç bir bayramda ağızlardan düşmez. 
 
Sigortam.net olarak bayramınızı kutlar, ailenizle ve sevdiklerinizle birlikte güzel bir Ramazan Bayramı geçirmenizi dileriz. 

Okumaya Devam Edin

Hizmetlerimiz

15 Haziran 2010 Salı

Sigortam.net kasko sigortası, trafik sigortası, özel sağlık sigortası için sigorta sorgulama, karşılaştırma ve satın alma hizmetleri sunar.

Sigortacılık Büyümesini Sürdürecek

10 Haziran 2010 Perşembe
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, “Uzun vadede bakılırsa sigorta sektörü Türkiye’de gelişmekte olan bir sektördür ve daha da gelişme potansiyeli var” dedi.

Aksigorta'nın Hedefi 1 Milyar Ciro

01 Haziran 2010 Salı

Aksigorta 2010 yılında sigorta bilincini geliştirme konusunda atağa kalktı. 2009 da 900 milyon ciro elde eden Aksigorta 2010 yılında 1 milyar liraya yakın ciro hedefliyor.