444 24 00
7/24 Yanınızdayız

Hangi Genel Müdür, 'Bu Savaşı, Oyunu Kim Daha İyi Oynarsa, Kimin Nefesi Güçlüyse O Kazanacak' Dedi?

19 Ekim 2010
Sigortahaber.tv
 
‘Savaşı nefesi güçlü olan kazanacak’
 
Ragıp Yergin; “Yüksek büyüme potansiyeli olan ülkelerde pazar payı almak için fiyat rekabetinin olduğu bilinen bir gerçek. Türkiye de o sürecin içinde. Sektörün ana konusu şu anki fiyat seviyesi ve bunu piyasa düzeltecek”dedi.
 
Liberty Sigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin, sektörün mevcut durumunu, ileriye yönelik beklentilerini Finans Gündem’e anlattı. Çok önemli tespitlerde bulunan Yergin, sektörün sermaye ihtiyacı olduğuna dikkat çekiyor. Sektörde bir konsolidasyon bekleyen Yergin’e göre sektörden sadece yerliler değil, yabancılar da çıkabilir.
 
Sigortacılıkta kârlar düşüyor, zararlar artıyor. Bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Türkiye’de 2005 yılında bileşik rasyo 94’müş. Ama reel faizler yüzde 7’ydi. Teknik kâr iyi ama reel faizler de çok düşük değil, yüzde 7 faiz iyi bir oran. 2007’de bileşik rasyo 100, reel faiz yüzde 8.3 olmuş, yine kurtarıyor. Teknik kâr 100’e yaklaşmış ama reel faiz 6.7′den 8.3′e yükselmiş. 2010’a baktığımızda ise bileşik rasyoyu 111,4-112 bekliyoruz. Reel faiz de yüzde 0.5′e düşmüş durumda. 2010 yılı hem teknik, hem de finansal gelir açısından en kötü noktada. 2008-2009 krizinden çıkılmış, yavaş yavaş büyüme hareketi var, tüketici tarafında bazı ertelenmiş sigortalar tekrar devreye girmiş, bunların hepsi olumlu gelişmeler.
 
Faizlerin düşmesiyle azalan finansal gelirlerin dışında başka olumsuz gelişme yoksa neden sigorta sektörü bu noktaya geldi?
 
2007’den sonra gelen bizim gibi yabancıların getirdiği rekabet ortamı var. Sektörün verimlilik anlamında da daha yapacağı çok şey var. Kaza tutanağı ile beraber bir miktar suistimaller arttı ama o da düzeliyor. Hasardaki maliyet yönetiminin yeniden organize olması lazım… Ama asıl neden maliyetlerimiz… Hasar, prim, genel gider, komisyondan çok, fiyatlar yetersiz. Fiyatlamada ise soru şu: Bu ne kadar böyle gider? Mevzuatta, düzenlemede dünyadaki en iyi örneklerden biri haline geldik. Sistem artık çok daha şeffaf ve rakamlar daha doğru. Bunun sonucunda şirketlerin sermaye ihtiyaçları çok belirginleşti. Yılın ilk 6 ayında yapılan incelemelere göre 12 şirketin sermayeye ihtiyacı olduğu görünüyor. Sermaye ihtiyacı bir gerçek… Bu sermaye ihtiyacını kârla, getiri fazlasıyla veya başka bir şekilde karşılamak durumundalar. İşte bilinmeyen nokta bu konudur. Zarar edince sermaye bazın ufalıyor. Düzenleyicinin çok net bir yaklaşımı var. 2007 sonunda başlayan düzenlemelerle yeni rezervler, karşılıklarla bilançoların daha şeffaf hale gelmesi adına atılan adımların hepsi aslında bizi çok doğru bir yere getirdi. En son eylül sonu itibariyle ilave bir rezerv düzenlemesiyle dünyadaki en iyi örneklere eş değer duruma geliyoruz. Şirketlerin durumunun Hazine tarafından izlenmesi şeffaflık anlamında iyi bir şeydir.
 
Neden doğru fiyatlama yapılamıyor?
 
Bütün sorun fiyat politikasının gereği sermayeyi koymakta. Bilançolar ne kadar şeffaf olursa yönetim kurulları bunları daha iyi yorumlar. Hazine’nin de tespitleri, talepleri var. İkisini bir araya getirdiğiniz zaman bu fiyat politikasıyla pazar payı elde etmek isteyen sermayesini koyup, yapmaya devam eder. Piyasa riski yaratmamak için bu şart. Rekabetten dolayı dünyaya kıyasla bizim fiyat bazımız düşmüş durumda. Dünyanın hiçbir yerinde bu sonsuza kadar gitmiyor. Sonuçta ulaşmak istenilen bir pazar payı, müşteri sayısı var. Ona ulaştığını düşünen şirketler fiyatlarını düzeltebilirler. Ya da piyasanın bu dağınık yapısı tekrar konsolidasyonla değişir. Çünkü yüksek büyüme potansiyeli olan ülkelerde ilk başta pazar payı almak için fiyat rekabetinin olduğu bilinen bir gerçek. Türkiye o sürecin içinde. Ama yeni yabancıların girmesiyle bu süreç biraz daha uzadı. Sektörün ana konusu şu anki fiyat seviyesi ve bunu piyasa düzeltecek.
 
Bu anlamda Liberty’nin durumu nedir?
 
Biz de sektör gibi zarar ediyoruz. Ama biz biraz daha şanslıyız, çünkü bizim boyutumuz ufak olduğu için yaptığımız zarar da ona kıyasla az.
 
Yeni şirketlere talip olabilir misiniz?
 
2011′e yeni bir teknoloji ve altyapı ile girmiş olacağız. İş modelimizi ve politikamızı daha net bir hale getirdik. Bizim için önemli olan önümüzü görmek. Önümüzü gördüğümüz anda muhakkak daha büyük pazar paylarını hedefliyoruz. Liberty olarak önce organik olarak büyümek, daha sonra da satın alma fırsatlarına bakmak gibi bir düşüncemiz var. Kârlı büyüyebileceğine inandıktan sonra yatırım yaparsınız.
 
Yabancılar bu mantıkla mı geliyorlar?
 
Bence bütün yabancılar bu mantıkla girerler. Ama bu şirketlerin içinde muhakkak şapkayı önüne koyup, “geleli 3 – 5 yıl oldu, kâr yok” diye düşünenler vardır. Doğu Avrupa’da da benzeri bir furya olmuştu. Belki 30-40 şirket giriyor, ama bir kısmı başarıyor. Konsolidasyon deyince sadece satış sürecini açıklama yapmış şirketlerden bahsetmiyoruz. Sadece yerliler satacak diye bir şey yok, yabancılar da satabilir. Bu savaşı, oyunu kim daha iyi oynarsa, kimin nefesi güçlüyse o kazanacak.
 
Sizin nefesiniz güçlü mü?
 
Bizi tutacak bir engel yok, iddialı ve heyecanlıyız. Ama Türkiye’de sektörün düzelmesi gecikirse bizim büyümemiz de yavaş olur. Şu anda piyasada pazar payı küçük olan daha az zarar, büyük olan daha büyük zarar ediyor. Sağlık, trafik, kasko zarar yazıyor. Yangın da zarar yazmaya başladı. Bu, işin sonuna, dibe vurma noktasına gelmişiz demektir. Başta bahsettiğim 112 bileşik rasyo ve yüzde 0.5 reel faiz noktası dibe vurmaktır. Sigortacıların bunun farkında olması lazım. Sektör iş disiplinini de kaybedebilir. Sigortacılık doğru risk seçimleriyle, doğru teminat paketleriyle, optimum iş yapmayı gerektirir. Bir işyeri düşünelim, yangın, deprem, hırsızlık gibi her türlü önlemini almış, bir diğeri de bir önlem almamış. İkisine de aynı fiyatı verdiğin zaman zaten adil olmuyorsun demektir. Halbuki sigortanın ruhunda işin bir teknik uzmanlığı var. Bundan fiyat rekabetinden dolayı uzaklaşıyoruz. Yangındaki zarar noktasına yaklaşılmasının nedeni de budur. İş seçimindeki hassasiyet ve ona dönük sigortacılık yapmaktan uzaklaşmak. 

Okumaya Devam Edin

İkinci El Otomobilde Hasar Kontrolü

08 Haziran 2010 Salı

Sigorta Bilgi Merkezinin uzun bir süredir üzerinde çalıştığı ve yine Türkiye'de bir ilki temsil edecek olan SMS Projesi tamamlanmış ve devreye alınmıştır.

Şirketlerin Öncelikli Hedefi Online Satışı Artırmak

04 Haziran 2010 Cuma

AMPD Benchmark Araştırması'na göre Online pazarlama ve yeni online hizmetler ise ikincil öncelikler olarak ortaya çıkıyor.

Sigortacılık Büyümesini Sürdürecek

10 Haziran 2010 Perşembe
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, “Uzun vadede bakılırsa sigorta sektörü Türkiye’de gelişmekte olan bir sektördür ve daha da gelişme potansiyeli var” dedi.