444 24 00
7/24 Yanınızdayız

Sigorta Poliçe Sayısı 63 Milyona Çıktı

23 Mayıs 2011
HT Tatil
 
Türkiye'de 2000 yılında 15 milyon olan poliçe sayısı 2010 sonunda 63 milyona çıktı.
 
Hazine Müsteşar Yardımcısı Burhanettin Aktaş, 2000 yılında 15 milyon olan poliçe sayısının 2010 sonunda 63 milyona yükselmesinin, vatandaşların sigortaya ilgisini gösterdiğini ancak, son yıllarda karlılıkta ciddi gerilemeler yaşandığını bildirdi.
 
Sigorta Zirvesi'nde konuşan Aktaş, sektörün son 10 yıldaki gelişimine bakıldığında prim üretiminin 2000 yılı sonundaki 1,8 milyar liradan, 2010 yılı sonunda 14,1 milyar liraya çıktığını anlattı. 
 
Prim üretiminin 2001'deki kriz nedeniyle dolar bazında yüzde 29, 2009 krizi nedeniyle de yüzde 13 daraldığını dile getiren Aktaş, bu daralmanın sektörün hızını kestiğini, 2001 daralmasının ancak takip eden iki yılda telafi edilirken, 2009 yılı daralmasının da 2010 yılında telafi edildiğini ve 2011 ilk aylarına ait verilerin olumlu bir seyir izlendiğini gösterdiğini ifade etti.
 
Poliçe sayısına bakıldığında da 2000 yılında 15 milyon olan poliçe sayısının 2010 sonunda 63 milyona çıktığını ve bu rakamların halkın sigortaya olan ilgisinin hızla arttığını gösterdiğini belirten Aktaş, sektörün toplam aktiflerinin 2000 yılındaki 2,7 milyar liradan, 2010 yılı sonunda 35,1 milyar liraya, özkaynaklar toplamı 2000 yılında 447 milyon lira seviyesinden 2010 yılı sonunda 7,2 milyar liraya çıktığını kaydetti.
 
Sektör toplamına bakıldığında genel olarak fazla özkaynakla çalışıldığının görüldüğünü kaydeden Aktaş, 31 Aralık 2010 tarihli sermaye yeterliliği verilerine göre sektörün tamamı için minimum sermaye gereğinin 4,1 milyar lira olmasına karşılık, sektör özkaynaklarının 7,9 milyar lira seviyelerinde gerçekleştiğini, sermaye yeterliliğinin fazlasıyla tesis edildiğini, 2010 sonu itibariyle 15,7 milyar liraya ulaşan teknik karşılıkların aktifte yeterli ve likit düzeyde karşılığının da mevcut olduğunun görüldüğünü dile getirdi.
 

-Karlılıkta Düşüş- 

 
Aktaş, biriken uzun vadeli fonlara bakıldığında da 2000 yılında yalnızca 962 milyon lira tutarında hayat sigortası matematik karşılıklarının yine 2010 sonunda 5,1 milyar liraya ulaştığını, bireysel emeklilik fonlarının ise 2000 yılında mevcut olmadığını, 2003 sonunda başlayan faaliyetlerin gelişme gösterdiğini ve Mayıs 2010 itibariyle de 13 milyar liraya ulaştığını kaydetti.
 
Karlılıkla ilgili gelişmelere bakıldığında ise artan rekabet ve azalan mali gelirler nedeniyle karlılık oranlarında son yıllarda ciddi düşüşler görüldüğünü vurgulayan Aktaş, mali gelirdeki azalmanın sektörün temel yatırım aracı olan devlet iç borç senetlerinin faizlerindeki düşüşten kaynaklandığını ve sektörün 8,5 milyar lira olan menkul kıymet yatırımlarının yüzde 92'si olan 7,9 milyar liranın devlet iç borç senetlerinde olduğunu söyledi.
 
Temel sebep bu olsa da rekabet nedeniyle fiyatların kırılması sonucu yatırıma yönlendirilecek fon tutarlarında da istenen artışların sağlanamadığını, poliçe sayısındaki ciddi artışa rağmen prim üretiminin aynı şekilde artmamasının aşırı rekabetin getirdiği bir sonuç olduğunu kaydeden Aktaş, 2001 krizi ve sonrasında 17 sigorta ve reasürans şirketinin piyasadan çekilmek zorunda kaldığını, krizden sonra yürürlüğe konulan yeni yasal düzenlemeler ve önleyici tedbirlerle yeni kurum, kuruluş ve mekanizmaların oluşturulduğunu ve daha rekabetçi ve serbest bir piyasa yapısı oluşturulduğunu anlattı.
 
Son 10 yılda sektörde ürün çeşitliliği, ürün yelpazesinin arttığını, buna karşın gelişmelerin yeterli olmadığını, sorumluluk sigortası başta olmak üzere birçok alanda potansiyele dikkati çeken Aktaş, ikinci önemli gelişmenin de 2006 yılından itibaren hızla artan yabancı sermaye girişi olduğunu ve bu tarihten önce 5 olan yabancı sermayeli şirket sayısının 35'e çıktığını, bugün Avrupa merkezli olup dünya çapında faaliyet gösteren en büyük 20 sigorta grubundan 14'ünün Türkiye piyasasında yer aldığını kaydetti.
 

-Orta ve Uzun Vadeli Hedefler-

 
Türkiye'nin orta ve uzun vadeli perspektifleri hakkında da bilgi veren Aktaş, orada vadede FSAP (Financial Sector Assessment Program) değerlendirmesi sonucunda ortaya çıkan eksikliklerin tamamlanmasının ilk hedefleri olduğunu ve böylece Türkiye'nin sigortacılık düzenleme altyapısı ve uygulamalarının uluslararası standartlara tam anlamıyla uyum sağlamış olacağın söyledi.
 
Aktaş, stratejik plan çerçevesinde ağırlığı orta vadede özellikle sosyal güvenlik sistemini tamamlayıcı sağlık sigortaları ile yıllık gelir sigortaları çalışmalarını da orta vadede bitirmeyi hedeflediklerini, AB tarafından 2013 yılında uygulamaya konulması planlanan Solvency II ile ilgili çalışmaların sürdüğünü ve belirlenen tarihte uygulamaya koyabilecek durumda olduklarını kaydetti.
 
Burhanettin Aktaş, uzun vadeli hedeflerinin ise sigorta sektörünün prim üretimi ile hayat sigortası ve özel emeklilik fon tutarlarının GSYH içindeki payını gelişmiş ülkeler seviyesine çıkması, ürün çeşitliliğinin toplumun tüm kesimlerinin sigorta ihtiyacını karşılayacak seviyeye erişmesi, Türkiye'nin bölge ülkeleri ve dünya için sigortacılık bakımından da finans merkezi ve aynı zamanda sigortacılık eğitimi için de bir merkez haline gelmesi olduğunu kaydetti.
 
Daha sonra katılımcılara Türkiye modeli ve lisanslama sürecine ilişkin bilgi verildi.

Okumaya Devam Edin

İkinci El Otomobilde Hasar Kontrolü

08 Haziran 2010 Salı

Sigorta Bilgi Merkezinin uzun bir süredir üzerinde çalıştığı ve yine Türkiye'de bir ilki temsil edecek olan SMS Projesi tamamlanmış ve devreye alınmıştır.

Şirketlerin Öncelikli Hedefi Online Satışı Artırmak

04 Haziran 2010 Cuma

AMPD Benchmark Araştırması'na göre Online pazarlama ve yeni online hizmetler ise ikincil öncelikler olarak ortaya çıkıyor.

Sigortacılık Büyümesini Sürdürecek

10 Haziran 2010 Perşembe
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, “Uzun vadede bakılırsa sigorta sektörü Türkiye’de gelişmekte olan bir sektördür ve daha da gelişme potansiyeli var” dedi.