444 24 00
7/24 Yanınızdayız

'Başarılı ve Farklı Olmak İçin Denenmemiş Yoldan Gitmeli'

11 Mart 2011
SigortacıGazetesi
 
Başarının en önemli elementlerini ekip çalışması, yönetim kalitesi ve şirket çalışanlarının mutluluğu olarak sıralayan Sompo Japan Sigorta Genel Müdürü Recai Dalaş, bunların yanı sıra farklı düşünmenin de şart olduğunu vurguladı.
 
Fiba Sigorta geçtiğimiz günlerde isim değişikliği yaşayarak Sompo Japan Sigorta adını aldı. Genel Müdür Recai Dalaş, Sigortacı’ya isim değişikliği sürecini ve sektördeki başarı hikâyelerini anlattı. Başarının en önemli elementlerinden birinin ekip çalışması olduğunu söyleyen Dalaş, Fiba Sigorta’yı yöneten ekibin ortalama 15 yıldır birlikte çalışan, birbirini çok iyi tanıyan, birbirinin eksiğini tamamlayan bireylerden oluştuğunu vurguladı. Ekibin içindeki bireylerin sonuca etkileri yönünden de değerlendirildiğini belirten Dalaş, “Ekibe sonradan katılanlar da ekibin diğer üyeleri kadar değerlidir. Eski ve yeni olmak bir ayrıcalık yaratmaz. Önemli olan inandığımız değerleri paylaşmak ve toplam sonuca pozitif katkı sağlamaktır” dedi.
 

‘Başarılı olmak için denenmemiş yoldan gitmeli’

 
Başarılı olmak için farklı olmanın şart olduğunu vurgulayan Dalaş, “Mutlaka farklı olabilmek ve bu farkı gerekli alanlarda sağlamak lazım. Biz özellikle bize benzer büyüklükteki rakiplerimizin gittiği yoldan gitmemeye çalıştık. Şunun bilincindeydik; sektör ortalamasındaki stratejiler ve bakış açılarından birini seçseydik alacağımız sonuçlar da en iyimser ihtimalle sektör ortalamasında olurdu, hatta belki sektör ortalamasına bile ulaşamazdık. Çünkü yeni ve o tarih için yetersiz bir sermayeyle kurulmuş bir şirketin sektör ortalamalarında düşünmesi ve çalışması büyük ihtimalle sektör ortalamalarında bir sonuç almasını bile sağlayamayacaktı” diye konuştu.
 

‘Yeni kurulan şirketler taklide yöneliyor’

 
Şirketleri hedefe götürecek alternatif yollar olduğunu belirten Dalaş, zor taklit edilebilirliği açısından şirket kültürü oluşturmanın kendilerine avantaj sağladığını söyledi. Dalaş, “Hedefimiz, iş yapma ve yönetim kültürümüzde kalıcı gelişmeler yapıp taklit edilebilirliğin zor olması ile bir avantaj sağlamaktır. Yeni kurulan şirketlerin, sermayenin düşük olması, poliçe ve müşteri sayısının yeterli olmaması gibi açmazları oluyor. Bu da tarife belirlerken engel oluşturuyor ve yönetim sektörde model olarak gördüğü bir şirketi taklit etmeyi geçerli bir model olarak görebiliyor. Ancak bu yaklaşım sonun başlangıcıdır” dedi.
 

‘Sompo Japan, yönetim kadrosunun aynı kalmasını istedi’

 
Fiba Sigorta’nın satılmasından sonra yönetim kadrosunun görevde kalmasını değerlendiren Dalaş, “Sompo Japan, elindeki imkânlarla birlikte değerlendirdiğinde sektörün en başarılı firmasını satın aldı. Bu başarıyı sağlayan yönetimin şirketin başında kalmasını arzu etmesi son derece anlaşılabilir” dedi.
 
Geçmişte, faizlerin yüksek olduğu dönemlerde şirketlerin mali gelirlerden para kazandığı ancak sigortacılık faaliyetlerinden para kaybettiği ve bunun sebebi olarak da şirket sermayedarlarının sigortacı olmaması, çoğunlukla bankacı olup sigortacılığı bilmemesi gösterilirdi. O dönemlerde sektördeki genel beklentinin, yabancı sermayenin gelmesi ile birlikte var olan birçok sorunun ortadan kalkacağı şeklinde olduğunu vurgulayan Dalaş, bu beklentinin yanlış olduğunun anlaşıldığını belirtti. Dalaş, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Beklenti gerçekleşmedi. Çünkü gelen yabancılar Fiba Sigorta örneğinde de olduğu gibi mevcut yönetimi muhafaza ettiler ki bence doğrusu da budur, ancak kendileri yerli yönetimin yönetim felsefesine pek bir katkıda bulunamadılar. Pazar payı kapma savaşıyla birlikte rekabetin daha da keskinleştiğini ve sektör sonuçlarının olumsuzlaşmasına katkıda bulunduğunu da söyleyebiliriz. Sonuçta anlaşıldı ki yıllarca hasretle beklenen bu yabancı sermaye son günlerin moda tabiri ile meğerse kağıttan kaplanmış.”
 

2011 yılı için önlemler

 
Sektörün içinde bulunduğu kötü sonuçlara rağmen tek tek şirketlere bakıldığında bir önceki yıldan daha iyi sonuç elde eden şirketlerin de olduğunu söyleyen Dalaş, başarının sırrının sermayenin kökeninden değil yönetim kalitesi farkından geldiğini bir kez daha belirtti. Dalaş önümüzdeki yıllar için alınan önlemleri anlatırken şunları söyledi: “Sektör sonuçlarının toplamda kötüye gittiği ortamda bile bazı şirketlerin sektör ortalamasına göre çok daha iyi sonuçlar alması yönetim kalitesi farkından kaynaklanıyor. Sektördeki sonuçların kötüleşmesinden her şirket aynı oranda olumsuz pay almıyor. Elbette biz de sonuçtan etkileniyoruz. Buna çözüm olarak geçtiğimiz senelerde, küçülmeyi göze alarak sektörün izlediği yolu izlememeye gayret ettik. 2010’da çok daha iyi bir üretim kompozisyonuna geldik. Sektörün ciddi oranda para kaybettiği kasko ve trafik branşlarında daha az büyüdük. Ama diğer alanlarda sektör ortalamasında, hatta daha fazla büyüdük. Ayrıca ek önlem olarak 2010 yılı için hazinenin çıkardığı benzer yönetmeliklerin sağladığı imkânlardan yararlanarak rezervlerimizi maksimum düzeyde belirledik. Bu tercihimizin önümüzdeki yıl ve yılların sonuçlarına katkısı olumlu olacaktır.”
 

‘Japon kelimesi olumlu çağrışımlar yapıyor’

 
Acenteler ve sigorta çevresinden son derece olumlu tepkiler aldıklarını belirten Dalaş, Türkiye’de Japonlara duyulan sempatiyi bir kere daha gördüklerini belirtti. Dalaş, “Japon dediğiniz zaman akla gelen kelimeler: teknolojik, modern ama aynı zamanda gelenekçi, dakik, hassas, kaliteli, sözüne güvenilir, dürüst, kibar, saygılı gibi ifadeler. Türk toplumunda Japon algısı gerçekten son derece olumlu. Şirketin, satış sürecinde adı geçen bazı firmalar tarafından değil de Japonlar tarafından satın alınması son derece memnuniyetle karşılandı” şeklinde konuştu.
 

‘İyi yönetilen şirketler avantajlı olacak’ 

 
Sektördeki genel olumsuz tabloya rağmen 2011 yılı için daha pozitif beklentilere sahip olduğunu belirten Dalaş, önümüzdeki dönemde sektörde bir toparlanma beklediğini söyledi. Dalaş hazinenin sektördeki kötü gidişatı toparlamak için şirketleri daha fazla rezerv ayırmaya zorunlu kılan yeni düzenlemeleri yerinde müdahaleler olarak değerlendirdi. Son olarak 2011 yılından beklentilerini anlatan Dalaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Sektördeki sonuçların artık tahammül edilebilir bir seviyenin altına düşmesi hazineyi birçok doğru hamle yaparak, şirketleri daha fazla rezerv ayırmak ve sonrasında daha fazla sermaye koymak zorunda bıraktı. Bu doğru hareketlerle birlikte kârlılık baskısının artacağını ve önümüzdeki dönemlerde bu alanda bir miktar toparlanma olacağını düşünüyorum. İyi yönetilen şirketler daha avantajlı olacaklar. Biz sektörün en iyi yönetilen birkaç şirketinden biri olmayı bundan sonra da başaracağız.” 
 

‘Ailemizin mutluluğu her zaman ön planda olacak’

 
Mutlu çalışanların şirketi başarıya götürdüğünü vurgulayan Dalaş sözlerini noktalarken Sompo Japan ailesine şu mesajı verdi: “Başarılı işlerin başarılı kadrolar tarafından çıkarılacağına inanıyor ve başarılı kadronun da mutlaka mutlu bir kadro olması gerektiğini düşünüyorum. Şirket çalışanları ve şirketimizle çalışmayı tercih eden acentelerin bu birliktelikten mutluluğu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da hedeflerimizden biri olacaktır.”
 

‘Sompo Japan’in tecrübesinden faydalanacağız’

 
İsim değişikliğinden sonra şirkette radikal değişiklikler olmayacağını söyleyen Dalaş, önlerindeki süreci şöyle anlattı: “Sompo Japan, Fiba Sigorta’yı çok başarılı bir şirket olarak değerlendirdiği için aldı. Dolayısıyla şirket organizasyonu ve stratejilerinde önemli değişiklikler beklenmemelidir. Ancak, bununla birlikte şirketin yeni adını tanıtmak için çalışmalarımız olacak. Sompo Japan, özellikle oto sigortaları alanında çok ciddi bir bilgi ve tecrübeye sahip bir şirket. Yönetim olarak bu know how ile Türkiye’ye bir şeyler kazandırma hedefinde olacağız. Mutlaka onlardan öğreneceğimiz şeyler de olacaktır. Bunları alıp uygulama gayretinde olacağız.”
 

‘Herkesin aksine uzakdoğu’dan bir şirketi cezbettik’

 
“Artık herkesin bildiği bir hikâye var. Türkiye, ülkelerindeki nüfus artışı durduğu, yaşayan nüfus da giderek yaşlandığı ve tüketim de giderek azaldığı için büyüme arzularını tatmin edemeyen gelişmiş ülke sermayelerinin tercih ettikleri ülkelerden biri” diyen Dalaş, bugüne kadar gelen Batı kökenli şirketlerin aksine Uzakdoğu’dan bir şirketi cezbettiklerini söyledi. Sompo Japan’in kendi ülkesinde yüzde 30’a yaklaşan pazar payıyla sektörünün en büyük şirketlerinden biri olduğunu vurgulayan Dalaş, şirketin Türkiye’nin toplam prim üretiminin iki buçuk katı gibi bir üretimi olan dev bir firma olduğunu söyledi. Dalaş sözlerine şöyle devam etti: “Böyle önemli bir şirketin Türkiye yatırımı Japon ekonomi basınında önemli oranda yer aldı. Sompo Japan’in Türkiye’ye ilgisinin diğer sektörlerdeki Japon yatırımcıların da dikkatini çektiğini ve Türkiye’ye olan ilginin arttığını düşünüyoruz.”
 
İyi yönetilen şirketlerin başarılı olacağının altını çizen Dalaş, başarılı işlerinde mutlu  kadrolar tarafından gerçekleştirildiğine inandığını söyledi. Dalaş, “Ailemizin mutluluğu her zaman ön planda olacaktır” dedi.
 

‘Demokratik bir şirketiz’

 
“İnandığımız değerlerden biri de demokrasi içinde çalışmaktır” diyen Dalaş, ‘demokratik’ teriminin şirket açısından önemini şöyle açıkladı: “Demokrasi, şirket kültürü içinde ‘tek adam’ anlayışının değil, takım anlayışının hâkim olması demektir. Böylece şirket tek bir kişinin aklına bağlı olarak değil takımın aklına yani kolektif bir akla sahip olur. Bizim asıl başarımız burada yatıyor. Aksi takdirde bu kadar genç bir şirketin böylesi bir başarıya ulaşması mümkün olmazdı. Düşünün yeni bir şirketsiniz, marka bilinirliğiniz yok. Acente sizden daha fazla komisyon, müşteri sizden daha uygun fiyat bekliyor. Buna ölçek dezavatanjının da getirdiği 10–15 puanlık genel gider oranı dezavantajını da eklerseniz rakiplerinizle yapacağınız 100 metre yarışında sizin en az 125 metre koşmanız gerektiği ortaya çıkar. Bu durumda yapacağınız en akılsız şey rakipleriniz tarafından izlenmiş ve izlenmekte olan stratejileri takip etmektir. Sektörde böyle bir kâr marjı olmadığı için sonuç daima hüsrandır.”

Okumaya Devam Edin

İkinci El Otomobilde Hasar Kontrolü

08 Haziran 2010 Salı

Sigorta Bilgi Merkezinin uzun bir süredir üzerinde çalıştığı ve yine Türkiye'de bir ilki temsil edecek olan SMS Projesi tamamlanmış ve devreye alınmıştır.

Şirketlerin Öncelikli Hedefi Online Satışı Artırmak

04 Haziran 2010 Cuma

AMPD Benchmark Araştırması'na göre Online pazarlama ve yeni online hizmetler ise ikincil öncelikler olarak ortaya çıkıyor.

Sigortacılık Büyümesini Sürdürecek

10 Haziran 2010 Perşembe
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, “Uzun vadede bakılırsa sigorta sektörü Türkiye’de gelişmekte olan bir sektördür ve daha da gelişme potansiyeli var” dedi.