Hani derler ya 'şehir efsanesi' diye işte, aynen öyle - Sigortam.net
444 24 00
7/24 Yanınızdayız

Hani Derler ya ‘Şehir Efsanesi’ Diye İşte, Aynen Öyle

Referans

 

Kabul etmek lazım, sigorta sektörünün kamuoyu nezdinde ciddi bir imaj sorunu var. Kimi kesimlerin sigortacılara bakış açısı aynen şöyledir: 'Prim almaya gelince kapıda yatarlar ama hasar ödeneceği zaman kaçacak yer ararlar.' Kimi kesimler ise sigorta şirketlerini hiç hasar ödememekle suçlarlar ki, bu kesimin arasında üst düzey kamu yönetiminden kişiler de vardır.
 
Hatırlayın; daha geçen sene İstanbul'da yaşanan sel felaketinde kimi bakanlar bile halkın karşısına geçip, açık açık, 'Bu sigorta şirketleri hasar ödemezler, hiç ödediklerini görmedik' şeklinde açıklamalar bile yaptılar.
 
Peki, gerçekten böyle mi? Yani, sigortacılar, poliçeleri satıp, prim toplarken vatandaşın peşinde koşarlar da iş hasar ödemeye gelince kaçacak delik mi ararlar?

Sigorta ihtiyaçlarınız için
Sigortam.net her an yanınızda!
444 24 00444 24 00
Sizi aramamızı ister misiniz?
3 Dakikada kolayca teklif alın! KASKO TEKLİFİ AL

Yıllardır savunduğum bir tez vardır. Bir kere daha tekrarlayayım. Kimse alınmasın, gücenmesin. Maalesef, bu ülkede vatandaş, sigorta şirketlerine, sigorta şirketleri de sigortalıya şüpheyle yaklaşır. 
 
Vatandaş, şüpheyle yaklaşır; çünkü ya duymuştur ya da başına gelmiştir. Sigorta şirketi az hasar ödemek ister ya da hiç ödemek istemez.
 
Sigorta şirketi, sigortalıya şüpheyle yaklaşır; çünkü kaza yaptıktan sonra sigorta satın almaya çalışandan tutun da işyerini ya da konutunu bilerek yakıp, sigorta sistemi üzerinden haksız kazanç elde etmeye çalışanlarla sıkça karşılaşır. Bunların kimi organizedir, kimi ise münferit olaylardır. 
 
Anlayacağınız her iki tarafta da güvensizlik hâkimdir. Her iki taraf da birbirine temkinli yaklaşır. Haliyle diyeceksiniz ki, 'Peki, sonuç ne, nereye varmaya çalışıyorsun?'
 

Bu kadarı da olur mu

 
Varmaya çalıştığım noktayı, fazla da rakamlara boğmadan ve basitleştirerek anlatayım. 2009 yılında sigorta şirketleri, sattıkları tüm poliçeler karşısında 12 milyar 278 milyon TL prim toplamışlar. Yani, kasalarına 12.2 milyar TL para girmiş. 
 
Bunun karşılığında da 8 milyar 473 milyon TL hasar ödemişler. Yani, kasalarından 8.4 milyar TL hasar için para çıkmış.
 
Demek ki, sigorta şirketleri, poliçe satarak topladıkları primin yüzde 70'ini yine sigortalıya hasar olarak ödemişler. Bunu şöyle de anlatabiliriz:
 
Sigortalılar prim ödeyip, sigorta yaptırmışlar ama ödedikleri paranın yüzde 70'ini de tekrardan geri hasar olarak almışlar.
 
Bu şirketlerin, personel gideri, genel gider gibi giderleri olduğundan, amme hizmeti için kurulmadıklarından ve her özel şirket gibi kâr amaçlı çalıştıklarından bahsedip de kafanızı karıştırmayayım. Ama hesap yapabilen herkes ne demek istediğimi eminim anlamıştır.
 
Daha bitmedi… Yukarıda verdiğim oranlar sigorta sektörünün geneline aittir. Hele bazı sigorta branşları var ki; şirketler, topladıkları primin neredeyse tamamına yakınını hasar olarak ödemişler. 'Olur mu canım' demeyin… Mesela, memlekette en çok satılan sigorta çeşidi olan kasko sigortası… Geçen yıl sigorta şirketleri kasko sigortası satışından 2 milyar 623 milyon lira prim toplamışlar. 2 milyar 446 milyon lira da kasko hasarı ödemişler. Daha açık anlatımla… Toplanan primin yüzde 93'ü, hasar olarak sigortalılara geri ödenmiş.
 
Selde ödenen hasar
 
Devam ediyorum… Hani, geçen sene İstanbul'da meydana gelen sel felaketi var ya… Bakanların bile çıkıp, sigorta şirketlerini hasar ödememekle suçladıkları felaketten bahsediyorum. İşte o sel baskınında sigorta şirketleri, iki ay gibi kısa sürede 637 milyon TL hasar ödediler.
 
Lafı fazla uzatmaya gerek yok. Rakamlar ortada. Elbette, hasar öderken bin dereden su getiren, ödemek istemeyen sigorta şirketleri geçmişte olmuştur… Tek tük de olsa bugün de vardır, gelecekte de olacaktır. Ama hiçbir zaman tüm sektör ve tüm sigortacılar, 'Prim almaya gelince kapıda yatarlar, hasar ödeneceği zaman kaçarlar' şeklinde suçlanamaz. 
 
Maalesef ki, sigorta sektörünün üstüne; ister geçmişten gelsin, isterse de münferit olaylardan gelsin, bu kötü imaj yapışmıştır. Ve şehir efsanesi gibi yıllardır da süregelmektedir. Bu kötü imajı yıkacak olan da yine sigortacıların kendisidir.
 
Son olarak şunu da belirteyim: Ne zaman ki, sigortalı ile sigorta şirketi birbirine güvenle yaklaşır, işte o zaman hem bu sektörün üzerindeki kötü imaj kalkar hem de sigortacılık gelişir.

#%sskasko%#


Benzer İçerikler

Kaskolu Araçlara Yapılan Tazminat Ödemesi Arttı!

2014'ün ilk 9 ayında kaskosu olan araçlara yapılan tazminat ödemesi arttı. Hangi araçlar için ne kadar tazminat ödemesi yapıldığını veriler açıklıyor.

Devamını Oku

Oto Satışlarındaki Düşüş Sigorta Sektörünü Etkiledi!

AIG Sigorta Genel Müdürü Süleyman Sağıroğlu, 2014’ün Ocak-Temmuz döneminde oto satışlarında yaşanan gelişmelerin sigortaya etkilerini aktardı.

Devamını Oku

On Araçtan Biri Trafikten Çekilecek

2013 yılında 1 milyon 700 bin araç trafikten çekilecek. Hurda araç teşvik paketi olarak bilinen uygulama ile eski araç sahiplerine üç seçenek sunulacak.

Devamını Oku